Yazı Detayı
27 Eylül 2017 - Çarşamba 17:36 Bu yazı 99 kez okundu
 
EĞİTİMİN MİLLET HAYATINDAKİ ÖNEMİ
Hadi Önal
sonnokta23com@gmail.com
 
 

EĞİTİMİN MİLLET HAYATINDAKİ ÖNEMİ

 

Kişiyi zihni, bedeni, duygusal ve toplumsal olarak şekillendiren; ona belli amaçlara yönelik olarak yeni yetenek ve davranışlar kazandıran eğitimin büyük bir kısmı teşkilatlanmış ve düzenlenmiş okullarda öğretmen tarafından gerçekleştirilir.

Eğitim ve onu bireye kazandıran öğretim, milletlerin varlıklarını sürdürmelerinin olmazsa olmazıdır. O nedenle tarih mezarlığına gömülmemek için devletler, bu hayati konuyu birinci öncelikli olarak ele almalı, varlığını ve devamlılığı sağlayacak düzenlemeler, çalışmaları yapmalıdır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında 8 Eylül 1924 tarihinde Milli Eğitim bakanı Vasıf Çınar eğitim ve öğretimin genel amaçlarını sıralarken okulların milli esaslara dayalı olarak yapılanmasını istemektedir. Okullarda ilim ve okuma zevki aşılanması, okulların öğrencilere vicdan, fikir hürriyeti, bilinçli sorumluluk telkin etmesini genelge olarak yayınlayan Milli Eğitim Bakanı, öğretimin uygulamalı hale getirilmesini istemektedir. Yine bu çerçevede yayınladığı genelgede okulların toplumun ve ailenin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurur bir biçimde düzenlenmesini istemektedir.

1924’te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitimdeki dağınıklık giderilmiş, eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı çatısı altında toplanmış bu çerçevede medreseler de kaldırılmıştır. Kadınların da en az erkekler kadar eğitimden yararlanmasının önü açılmış, “kimseye haksızlık yapmayan, haksızlıklara da duyarsız kalmayıp tepki gösteren insan tipi” hedeflenmiştir.

Dikkat ederseniz bundan yaklaşık yüz yıl öncesinden bahsediyorum. Dünya milletlerinin eğitim ve öğretiminin henüz emekleme çağında olduğu bir zaman diliminden...

Şüphesiz ki köprülerin altından çok sular aktı. Bazı milletler, eğitim sayesinde dev adımlarla ilerlerken biz, Türk milleti olarak maalesef yüz yıl sonra hâlâ eğitimi tartışıyoruz. Hâlâ çıkış yolu arıyoruz, hâlâ siyasi mülahazalarla günü birlik politikalarla eğitim ve öğretime şekil vermeye çalışıyoruz. Ve elbette bu ülkeye ve bu ülkenin çocuklarına yazık ediyoruz. Hâlâ havanda su dövüyor bir ileri bir geri, yaz- boz tahtasına çevirdiğimiz eğitim ve öğretimle oynuyoruz.

Bakın, son on beş yıl içerisinde; hukukçu; Erkan Mumcu, hukukçu Nimet Baş, edebiyatçı Hüseyin Çelik, işletmeci Ömer Dinçer, iletişimci Nabi Avcı, gemi mühendisi İsmet Yılmaz olmak üzere altı bakan değiştirmişiz. Gayet doğal diyeceksiniz. Bakanlar elbette değişecek. Doğal olmayan, yanlış olan Milli Eğitim Bakanlığına atanan bakanlardan hiç birinin eğitimci olmaması ve her bakanla birlikte Milli Eğitim Bakanlığının görev, anlayış, işleyişinin sil baştan değiştirilmesi…

Sadece liselere geçiş sınavında yapılan değişiklikleri ve sonuçlarını bakın Allah aşkına! 2004 yılında eğitimde artık çağ atlayacağız dendi ve müfredat değişikliği yapıldı. 2005 yılında Liselere Giriş Sınavı (LGS) kaldırıldı, Ortaöğretim Kurumları Sınavı (OKS) getirildi. 3 yıl olan Lise öğrenimi 4 yıla çıkarıldı. 2007 yılında OKS’den vazgeçildi yerine 6 7 ve 8. Sınıflar için Seviye Belirleme Sınavı (SBS)  konuldu. 2010 yılında aşamalı SBS’den vazgeçildi, yeniden ortaokul son sınıf için tek sınava dönüldü. Dershane sayısı azalacak dendi, arttı. Aynı yıl düz Liseler genel liselere dönüştürülmeye başlandı. 2012 yılında 5+3 olan kesintisiz eğitim 4+4+4 12 yıllık zorunlu eğitime geçildi. 2013 yılında SBS ‘den vazgeçildi yerine altı temel ders için iki aşamalı TEOG sistemi getirildi. SBS’nin kaldırılıp yerine yere göğe sığmayan anlatımlarla getirilen TEOG da şimdi kaldırıldı. Meçhullere yine kürek çekeceğiz anlaşılan.

            Yapmayın, etmeyin beyler! Bir ülkenin varlığı ve geleceği bu kadar ucuz değildir. Aklınızı başınıza devşirin. Eğitim, vebali büyük, alanı dinamik bir alandır; sürekli tekâmül gerektirir, yazboz tahtası olmayı hele de geriye dönüşü hiç mi hiç kaldıramaz. Eğitim hizmetlerinde ehlilik ve devamlılık esastır.

6 Aralık 2016 tarihinde OECD tarafından 3 yılda bir düzenlenen PİSA sınavlarının sonuçlarına bir bakın! 2015 sınavında Türkiye, 12 yıl önce aldığı puanların da altına düşmüş; katılan 70 ülke içinde fende 52'inci, matematikte 49'uncu, okumada 50’inci sırada yer almıştır. 12 Mart 2017’de yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavında(YGS) 37.000 gencimiz sıfır puan almıştır. YGS sayısal verilerine göre; başarı ortalaması tüm testlerde düşmüş; sınav sonuçlarına göre Türkçe testi başarı ortalaması 17,2; Sosyal Bilgiler başarı ortalaması 12,3; Matematik başarı ortalaması 5,1; Fen Bilimleri Başarı ortalaması 4,6 olmuştur.

İnsanımıza yazıktır, ülkemize yazıktır, çocuklarımıza yazıktır. Eğitim, insan ve toplumu şekillendiren, devletlerin siyasi, iktisadi ve sosyal gelişimini sağlayan devlet ve millet hayatının en önemli iş ve işlevidir. Eğitim; milli varlığımızın harcı, milli kültürümüzün anahtarı, kalkınmanın, refahın ve huzurun temel taşıdır. Bu taşla iki de bir oynarsanız başınıza düşer. Bir siz değil, millet, devlet ve varlığımız da altında kalarak ezilir.

 

Hadi ÖNAL/ 25 Eylül 2017 / Elazığ

 
Etiketler: EĞİTİMİN, MİLLET, HAYATINDAKİ, ÖNEMİ, ,
Yorumlar
Yazarlar
Öne Çıkanlar
Elazığ
Güneşli
Güncelleme: 20.10.2017
Bugün
6 - 22
Cumartesi
5 - 22
Pazar
5 - 22
Elazığ

Güncelleme: 20.10.2017
İmsak
05:07
Sabah
06:30
Öğle
12:15
İkindi
15:16
Akşam
17:48
Yatsı
19:04
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
22
20
0
1
7
8
2
Göztepe
16
17
2
1
5
8
3
Akhisarspor
16
14
2
1
5
8
4
Medipol Başakşehir
16
13
2
1
5
8
5
Fenerbahçe
14
17
2
2
4
8
6
Beşiktaş
14
13
2
2
4
8
7
Kayserispor
14
12
2
2
4
8
8
Bursaspor
12
16
4
0
4
8
9
Sivasspor
12
14
4
0
4
8
10
Alanyaspor
10
16
4
1
3
8
11
Trabzonspor
9
17
3
3
2
8
12
Yeni Malatyaspor
8
14
4
2
2
8
13
Kasımpaşa
8
12
4
2
2
8
14
K. Karabükspor
8
11
4
2
2
8
15
Gençlerbirliği
7
9
5
1
2
8
16
Atiker Konyaspor
7
8
5
1
2
8
17
Antalyaspor
6
9
4
3
1
8
18
Osmanlıspor FK
4
10
6
1
1
8
Arşiv Arama
Haber Yazılımı