Bugün - 24 Haziran 2017 Cumartesi
Elazığ 33°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Sayfa 1
Sayfa 2
Yeni Üye
Gündem Spor Eğitim Sağlık Kültür-Sanat Ekonomi İlçe-Belde Haberleri Asayiş Ülke Gündemi 3. Sayfa 
Yazar Detayları

Fatma Bayram

Fatma Bayram - El-Aziz'e Özlem

El-Aziz'e Özlem
Yazı Tarihi: 03 Ağustos 2013 Cumartesi

Kayseri’den kuzenim geldi. İlk kez Elazığ’ı görecek, bende bir telaş bir telaş. Hep uzun uzun sevgi cümleleriyle anlattığım bu şehri görecek. “Okul da bitti neden ordasın hala?” sorularına cevap olarak çok özel dediğim şehri gezecek. Zaman kısıtlı, çok yer göstermeli, çok lezzet tattırmalıyım.

İlk tercih tabii ki Harput oldu. Ramazan Sokağı’na doğru yürüyoruz 4 kız. Sol tarafımız boydan boya kahvehane, kafamızı yere eğip, hızlı adımlarla ilerliyoruz. Kuzenim ve arkadaşları oldukça rahatsız, ben de yeni fark ediyorum, sahi Tarih Şehri Harput’ta onca kahvehanenin ne işi var bilen var mı? Herkes restoranların çokluğunu eleştiriyor ama bence daha vahimi kahvehaneler. Harput’un girişinde, caminin eteğinde, tarihin tam kokmaya başladığı yerde, o kadar adam oturmuş okey oynarken, kimse eşini, çocuğunu alıp orda gezmez, Harput da turizme kazandırılamaz. Anladım ki Harput’ta bayanlar ancak arabayla gezebilir o da tabelasız, labirente benzetilmiş yol akışını bulabilirse... Bu arada Harput’ta Ramazan Sokağı boş ve ilgisiz...

Diğer Ramazan Sokağı’na götürüyorum misafirlerimi, Öğretmenevi önüne. Gece yarısına yakın ama sokaklar insan kaynıyor, gururlanıyorum. Ben de ilk kez Ramazan Sokağı’nı gezeceğim ama sanırım yanlış yere geldik, sağlı sollu kıyafet satan küçük mağazalar var burada. 5 liraya tişört, 1 liraya çorap derken sokağın sonuna geldik ama bir küçük Ramazan esintisi bulamadık...

Kavurmasız olmazdı Elazığ ziyareti, müthiş bir kavurma yedik Rıfat Usta’da. Ballandıra baldıra anlattığım kavurma iftarda bal oldu gerçekten de. Yolda kurallara uymadan, herkesin hayatını riske ederek araç kullananları, dolmuşların bizi sıkıştırmasını, ana caddeye çıkana kadar çukurlarla dolu ara yolları filan unutturdu hepten bu tat...

Şehir merkezinde gezdirebileceğim çok yer bulamadım, köşeye sıkıştım. Hani Urfa’ya gidince hemen tutarlar kolundan sıra gecesine götürürler ya ben de kürsü başını tanıtayım istedim. Uzun araştırmalar, telefon görüşmeleri derken hayalim havada kaldı... Hani hep markalaşmaktan, bu cennet yarım adanın turizme kazandırılmasından bahsediliyor ya, kürsü başı düzenleyerek bir adım atılabilir. Ama bir işletmenin ya da kurumun en azından belirli günlerde kürsü başı düzenlemesi için, komşu şehirlerden birinin Kürsü Başı bizim iddiasında bulunması lazım kanımca. Hatırlarsınız, 300 yıllık mazisi olan Çayda Çıra oyunu Diyarbakır’a ait söylemi üzerine Elazığ’da yer yer yerinden oynamıştı. Ben de o zaman yapılan basın açıklamalarından öğrenmiştim oyunun efsanesini... Kürsü başına sahip çıkmak için de sanırım böyle bir polemik yaşanmalı!

Şimdi siz Sivrice, Çır Çır Şelalesi, Keban, Golan Kaplıcalarını söyleyeceksiniz, dedim ya hem zaman az hem de benim işlerim engel oldu, merkezden çıkamadık. Bu ziyarette çok yalnız olduğumuz da söylenemez, peşimizde bizi bir gölge gibi takip eden dilencilerin eşlik ettiğini düşünürsek!

Kuzenimle birlikte fark ettiğim önemli bir konu da çedene kahvesi. İlk tattığım günden beri en olmadık zamanlarda dahi canımın çektiği bu kahvenin patentini Hatay’ın aldığını söylediler. Şaşkınlıktan hala ağzımı kapatamadım. Nasıl olur bu? Neden Elazığ bu lezzeti kaçırır elinden? Ne yani bundan sonra Elazığ’da meşhur Hatay çedene kahvesi mi içeceğiz? İçim acıdı... Lezzetini bir kenara koydum, çedene kahvesinin yüksek miktarda E vitamini içermesi, doymamış yağ asiti nedeniyle kolestrolü düşürmesi, kalp, damar hastalıklarına, nefes darlığına, mide ağrılarına iyi gelmesi ve daha birçok faydasının olması bu konuda yatırım yapmak için yeterli mi gelmedi acaba?

Bu kısacık ziyaret bol bol alış-veriş yapmakla geçti, neyse ki bir iki tane de olsa yöresel ürün satan mağaza bulduk da anlattıklarım lafta kalmadı. Ama keşke bu mağazanın sayısı daha fazla olsa ya da her misafiri götürdüğümüz Gazi Caddesi’nde yer alsa.

Ama en güzeli sahurlardı. Ramazan, iftar her yerde güzel ama sahur Elazığ’da yaşanmalı dedirtti Sürsürü Mahallesi davul ve klarnetçisi.

Belki bir sonraki gelişine Harput tarih kokar, terminal binası aziz şehre yakışır bir hal alır, adım başı restoranlardan biri kürsü başı düzenleme kararı alır, yollar asfalt olur, Elazığ’a has ne varsa Gazi Caddesi’nde yer bulur, biri çıkar ünlü markaları Elazığ’a getirmeyin, Elazığ marka olsun der... Kim bilir belki bir sonraki gelişine...

 
İletişim E-Posta: fbelazig@gmail.com - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

Erkan Çelik()
Sayın Elazığ basın mensupları..Size Güzel Elazığ şehrimizin önemli bir sorununu dilim döndükçe elim vardıkça yazacağım.Elazığın en eski semtlerinde biri olan Zafran Yeni Mahalle Kanal Üstü kesimindeki asayiş ve güvenlik sorununun artık son haddeye geldiğini.Kimsenin bu mahalle ile ilgilenmediğini.Bu mahallenin kendi haline terk edildiği ve dolayısıyla hırsızların uğursuzların mekanı haline geldiğini.Bu mahallenin özellikle eski dar sokak olan şimdinin ismini değiştirdikleri Hafız Hasan Gül Sokak ve etrafının uyuşturucu kullananların mekanı haline geldiğidir.Bu sokak ve etrafındaki sokakların ışıklandırılması yetersiz olduğu bu nedenle geceleri sokağa çıkmaya normal vatandaşın cesaret edemediği, çünkü can güvenliğinin olmadığındandır.Bu mahalle Fırat Üniversitesine yakın Fırat Tıp merkezi bu mahallenin içindedir.Bu mahallenin içinde Metin Koloğlu Anadolu Sağlık Meslek Lisesininde olduğudur.Bu Lisenin sanırım kız öğrencilerinden dolayı çakalların okul etrafında dolaştığını, bu okulun arkasında kanal üzerinde DSİ ce yapılan Demir Köprünün üzerinde bu çakalların mesken tuttuğu ve gelen geçen insanları ( özellikle bayanları) taciz ettiğidir.Bu mahalle Yunus Emre Bulvarınıda yakındır.Bu mahallede HIRSIZLIk olayları gün geçtikçe artmaktadır.ÇÖZÜM İÇİN-1-) Bu mahallenin eski yıkık kerpiç evler olması nedeniyle mülk sahiplerince terk edildiğinden dolayı bu çetelere ve örgüt mensuplarının yok edilmesi için bir an önce KENTSEL DÖNÜŞÜMün acilen yapılması lazım.2-) Eskiden bu mahallede Hacı REmzi Camisinin yanında Polis Karakolu vardı.Yeniden bir Karakol yapılması lazım.Ya da POlis Kontrol MErkezinin olması lazım.. 3-) Mülk sahiplerince görüşülerek Çingenelerin ya da buna yakın çöp toplayacılar eskicilerin bu mahalleden çıkarılarak temiz insanlara evlerini kiraya verilmesinin sağlanması.ya da Belediye bu boş evleri yıksın.Arsa haline getirsin ki burada mesken tutmasın ve saklanmasınlar..İlginiz için şimdiden teşekkür ederim.SElam ve Saygılarımızla..
Gönderilen Tarih - 23 Şubat 2015 Pazartesi (18:49)  
KAVURMACI()
Bu kadar olumsuzluğun üzerine misafirlerinizi memnun edtirebildiysek ne mutlu bize :)
Gönderilen Tarih - 11 Ocak 2014 Cumartesi (14:20)  
Melek()
Çok doğru ve yerinde teşhisler,,,dışarda yaşayan bir Elazığ lı olarak arkadaşlarım geldığınde çok yer olmasına rağmen götürecek yer yok...Bilal hacıoğullarının vaadleri bu yönde,Çok yer görmüş biri olarak belki derdimizden anlar
Gönderilen Tarih - 11 Kasım 2013 Pazartesi (21:14)  
hasan belhan()
Fatma Hnm yazınızı okudum.Bir gurbetçi olarak söylediklerinize katılıyorum Bizim Elazığlıların yaptıkları şeyler yıllardır aynı lafa gelince kimse başa çıkamaz ama icraatta maalesef berbat.İnşaallah en yakın zamanda turizm şehrine yakışır bir şehir görünümü olur.
Gönderilen Tarih - 23 Ağustos 2013 Cuma (21:03)  
özkan Bayram()
Fatma hanım anlıyorum ki siz Elazığdan daha fazla elazığlı olmuşsunuz.. Allah yolunuzu açık etsin.
Gönderilen Tarih - 05 Ağustos 2013 Pazartesi (23:53)  

Diğer Yazıları

El-Aziz'e Özlem
Sen Kendini Ne Sanıyorsun?
Bir Şarkı Oldu Dilimde ‘Offf'
Elazığ Stadyumunu İstiyor!
"SOS"YAL SAVAŞ
Ne Diyordu Mehmet Akif; KORKMA!
MADEN SUYU; HAZIMSIZLIĞA İYİ GELİR
Diğer Yazarlar

Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstiklalimiz Merkezinde BİZ!
TOPLUMUN CAN DAMARI KOMŞULUK
TFRS HAYAL OLDU, TDHP’NA DEVAM
ELAZIĞ’DAN MEKTUP VAR – 2
HARPUT DÜNYA MİRAS LİSTESİNE TAŞINIYOR
GÜNOĞLULUK VE GÜNOĞULLARI
El-Aziz'e Özlem
BENİM BABAM ÖLDÜ MÜ?
OYUN BOZAN MALATYA..!
Yazarlar
Hadi Önal
GÜNOĞLULUK VE GÜNOĞULLARI
Davranışlarını genel ahlak kurallarına göre d...
Metin AKGÜN
Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstiklalimiz Merkezinde BİZ!
Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstik...
Nevzat ÜLGER
HARPUT DÜNYA MİRAS LİSTESİNE TAŞINIYOR
Elazığ ilinde bulunan kültür varlıkları ...
Ali Kaya
BENİM BABAM ÖLDÜ MÜ?
  Benim babam öldü mü?...&nbs...
Yrd.Doç.Dr.Kadri Kulualp
OYUN BOZAN MALATYA..!
Derbilerin bir klişesi vardır. “Orta sa...
Doç.Dr.Murat BOYDAK
ELAZIĞ’DAN MEKTUP VAR – 2
Sabah canım hep çay çeker, bu şehrin...
Bilal CİVELEK
TOPLUMUN CAN DAMARI KOMŞULUK
Ne zaman kat kat daireler yapıldı, komşuluk bozulm...
Alpaslan Arite (Yeminli Mali Müşavir)
TFRS HAYAL OLDU, TDHP’NA DEVAM
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartla...
Fatma Bayram
El-Aziz'e Özlem
Kayseri’den kuzenim geldi. İlk kez Elazığ&rs...
Hava Durumu ( Elazığ )
Bugün
13°°C - 33°°C
Pazar
14°°C - 35°°C
Pazartesi
15°°C - 37°°C
Salı
18°°C - 39°°C
Namaz Vakitleri ( Elazığ )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
02:5904:5212:3216:2520:0021:43

24 Haziran 2017 Cumartesi
Günün Sözü
Güleryüzlü olmayan bir kişi, dükkan açmamalıdır.
(Konfüçyus)
Tarihte Bugün
1645 - Girit savaşlarının başlaması. Yirmibeş yıl süren bu savaş, Girit'in Türk orduları tarafından fethi ile sona erecektir.
1645 - Girit Adası'nın fethi.
1534 - Diyarbakır'ın fethi.
1913 - İkinci Balkan Harbi'nin başlaması.
Arşiv Arama
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Sayfa 1
Sayfa 2
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(255 Online) 0,86ms