Bugün - 23 Haziran 2017 Cuma
Elazığ 30°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Sayfa 1
Sayfa 2
Yeni Üye
Gündem Spor Eğitim Sağlık Kültür-Sanat Ekonomi İlçe-Belde Haberleri Asayiş Ülke Gündemi 3. Sayfa 
Yazar Detayları

Hadi Önal

Hadi Önal - ELAZIĞ’DAN GÜMÜŞHANE’YE

ELAZIĞ’DAN GÜMÜŞHANE’YE
Yazı Tarihi: 15 Haziran 2013 Cumartesi

“Gün batıdan doğuya bir dualı er yürür
Çölleri, orduları, surları yener yürür.”, diyen; yüreği ile bütün bir Türk-İslam coğrafyasını kucaklayan vatan, millet ve Türklük aşkı ile dolu Dilaver Cebeci’nin aramızdan ayrılışının 5. Yıldönümü münasebeti ile Gümüşhane Valiliği, Gümüşhane Belediye Başkanlığı ve Herfene Dergisi’nin birlikte düzenledikleri “Dilaver Cebeci Şiir Ödülü, Ödül Töreni-Şiir Dinletisi” programına davetliydik.
“Hani mavi denizlerim
Üç kıtada nal izlerim
Kör mü oldu bu gözlerim
Çaşıtları seçmez gayrı.”, diyen Türk-İslam ülküsünün söz eri; Anadolu coğrafyasının yetiştirdiği müstesna şair; vatan, millet, bayrak ve ezan sevgisi ile yoğrulu Dilaver Cebeci’nin doğduğu, havasını soluduğu Gümüşhane’ye gidiyoruz. Heybelerimize Dilaver Cebeci’nin’nin de üç değişik zaman diliminde katıldığı Uluslararası Hazar Şiir Akşamları’ndan aldığımız selamları yükledik.


Heybelerimize; “Tespihim ülkümün doğum sancısı / Tespihim alnımda otuz üç damla ter.../Allahu Ekber... Allahu Ekber... Allahu Ekber…” diyen ve ülküden başkasını sevmediğini söyleyen ülkü devi; İstanbul’un fethinin 555. yıldönümünde 29 Mayıs 2008 yılında aramızdan ayrılan Türkiye’m şairi Dilaver Cebeci’ye; çok sevdiği Destanlar Şairi Niyazi Yıldırım Genosmanoğlu’nun “Şol gökleri kaldıranın / Donatarak dolduranın / Ol deyince olduranın / Doksan dokuz adı ile...” Dilaver Cebeci’ye gönderdiği selamları da yerleştirdik. Heybelerimizin ağırlığı, Baba Hazar’ın hasreti ile kavrulu Bala Hazar’ın yüreklerimize fısıldadığı Türk- İslam ülküsünden… Artık biz hazırdık, heybelerimiz hazırdı. Her gezi öncesi olduğu gibi Manas Gönül ve Kültür Evi’nde toplandık. Kafile başkanımız Şener Bulut, gezi hakkında bilgi verdi, geziye katılacak arkadaşlar da görüşlerini söylediler. Aracımız hareket etmeden önce Bulut’un, “ arkadaşlar, bir eksiğimiz yok değil mi?”, diye sorduğu soru havada donup kalırken saatler 10’30’u gösteriyordu. Kimler yoktu ki bizi Gümüşhane’ye taşıyacak olan araçta; Dilaver Cebeci Şiir Yarışmasında Jüri üyesi şair-yazar Günerkan Aydoğmuş, Elazığlı şairler; Yrd. Doç. Dr. Ahmet Tevfik Ozan, M. Faik Güngör, Gazi Özcan, Tuncer Sönmez, Hasan Özçam, Mehmet Şükrü Baş, Mahir Gürbüz; yazar Muammer Aksoy, Keban Halk eğitim Müdürü Cengiz Ergül ve ben, Hadi Önal. İletişim lisesinden iki de öğrencimiz vardı: Kameraman Ersin Memiş, fotoğrafçı Fırat Üzmez.
Yolculuğumuz, zevkli bir o kadar da güzel başladı. Kovancılar ilçesini ardımızda bırakıp Tunceli’ye yöneldiğimizde tabiat bir başka gülümsedi gözlerimize. Munzur Nehri’nin maviliklerinin ardında yükselen binaları ile Tunceli, binlerce kartpostala konu olacak güzellikleriyle karlı Munzur dağları “keşfedin, keşfedin artık bizi”, der gibiydi.


Munzur nehrinin doğduğu istikamete doğru ilerleyen aracımızın ilk durağı, Tunceli iline 20 km. mesafedeki Kutu Deresi oldu. Coşkulu akan Harçik Çayı’nın sesi ile kuş seslerinin yarıştığı bu şirin yerde çaylarımızı yudumladık. Harçik Çayı’nın iki yakasında yükselen yeşilin her tonu ile bezeli dağların arasındaki düzlüğe kurulu bu küçük dinlenme tesisinin sahibi Hıdır Uzundağ, yöre hakkında bilgi verdi heyetimize. Bakir doğası, cana can katan havası ve suyu ile bir tabiat harikası olan bu yerleri görmeden yaşamak, insan hayatında bir eksiklikmiş gibi geldi bana. Gerçekten de içtiğimiz çay bir başka tat bırakıyordu damaklarımıza. Sorduk “suyundandır”, dedi Hıdır Uzundağ. Tuncelili Tuncer Sönmez’in okuduğu “Munzur” şiirini dinledikten sonra yola koyulduk yeniden.
Pülümür’den sonra göz alabildiğine uzayan bir yanında Keşiş dağları diğer yanında Munzur dağları ile çevrili Erzincan Ovası karşıladı bizi. Erzincan-Erzurum karayolu, dört şeritli ve oldukça bakımlıydı. Çay içmek için mola verdiğimiz Alptekin Dinlenme Tesisleri’nin sahibi emekli öğretmen Halis Yavuz, heyetimize bulunduğumuz yer ve Erzincan hakkında bilgi verdi.Tekerleğin altında eriyen zaman çabuk geçiyordu. Şimdi Gümüşhane il sınırları içerisindeydik. Kelkit çayı kıvranarak akıyordu. 40 yıl önce görev yaptığım Köse’deki değişikliklerin beni şaşırtmadığını söylesem yalan olur. İlçenin kuzeyinden geçen yol, baraj, yükselen binalar…
Harşit Çayı’nın iki yakasına kurulu bir zamanların İpek yolu güzergâhındaki Gümüşhane’ye akşamın alacasında ulaştık. Tarih ve doğanın kucaklaştığı bu küçük şirin ilimizde heyetimizi Herfene Dergisi’nin mensupları karşıladı. Talat Ülker’i sorduk. Dilaver Cebeci’nin eşi ve çocuklarını karşılamak üzere Trabzon’a gittiğini söylediler. Üç gün boyunca konaklayacağımız Gümüş otelindeki odalarımıza eşyalarımızı bıraktık. Yorgunduk; ancak bize “hoş geldiniz” diyen samimi, sıcak, dost yüzleri kıramadık. Dinlenmeye çekilmemiz gerekirken Gümüşhane’nin otlu çayını yudumlamadan gecenin kollarına atılmak olmaz dedik ve Gümüşhane’nin yetiştirdiği bir başka değer Hüseyin Nihal Atsız adına yaptırılan kültür evinin de içerisinde bulunduğu bir parkta çaylarımızı koyu bir sohbetle birlikte yudumladık.

Bugün, 31 Mayıs 2013 Cuma. Elazığ’dan kendi araçları ile gelen Recep Yılmaz ve Veli Taşpınar da aramıza katıldılar. Ziyaretlerle başladı Gümüşhane’deki bu ilk günümüz. İlk ziyaretimizi “Dilaver Cebeci Şiir Yarışması Ödül Töreni ve Şiir Dinletisi” için Türkiye’mizin çeşitli ilerinden gelen şair ve yazarlarla birlikte Gümüşhane Valisi Dr. Yusuf Mayda’ya yaptı
Organizasyonun mimarlarından Talat Ülker, heyet üyelerini Vali Yusuf Mayda’ya tanıttı ve Vali Yusuf Mayda’nın da, sıcak yüreği ile Gümüşhane’de gerçekleştirilen her türlü kültürel etkinliğe kol kanat geren bir devlet adamı olduğunu söyledi. Elazığ heyeti adına söz alan Şener Bulut, Elazığ Valisi ve Belediye Başkanı’nın selamlarını ilettikten sonra Dilaver Cebeci gibi Türkiye’ye ve Türk dünyasına mal olmuş bir şairin anma toplantısına davet edildikleri için kendilerini bahtiyar addettiklerini ifade etti. Bulut, Manas Gönül ve Kültür evi olarak kendilerinin de üstat şair Dilaver Cebeci için bir tanıtım belgeseli hazırladıklarını söyledi. Vali Yusuf Mayda da yaptıkları konuşmada; “Gümüşhane değerlerini tanıyor etkinliği” ile her ay Gümüşhane’nin bir değeri için etkinlikler düzenlediklerini böylece Gümüşhane’nin yetiştirdiği tarihi ve kültürel şahsiyetlere karşı olan tarihi sorumluluklarını bir nebze de olsa yerine getirmeye çalıştıklarını ifade ettikten sonra; “Tarih itibari ile Gümüşhane birçok güzelliği bağrında barındırmaktadır. Karaca mağarası, Sarıçiçek köy evleri, Örümcek ormanları, Zigana Turizm alanı, Tomarza şelaleleri bunlardan bazılarıdır, beşeri zenginliklerimiz de oldukça fazladır. Gümüşhane; Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi Hazretleri gibi, bugün adına şiir yarışması düzenlediğimiz Dilaver Cebeci gibi önemli şahsiyetler yetiştirmiş; tarih boyunca hep kültür vericisi olmuş olmaya da devam etmektedir.” ,dedi. Vali Mayda, sözlerini böylesine kapsamlı bir etkinliğin gerçekleştirilmesi için seferber olan ve yüreklerini serenlere teşekkür ederek konuşmasını noktaladı.


Kültür heyetimiz, ziyaretinin ikincisini Gümüşhane Belediye Başkanı Mustafa Canlı’ya yaptı. Canlı, Gümüşhane’nin ve Gümüşhanelinin büyük sevgisini kazanmış, kendisini üç dönemdir hizmet ettiği iline adamış bir güzel insan. Sıcak, sevecen, güven veren bir kişi. Talat Ülker, heyet üyelerini Belediye Başkanı Mustafa Canlı’ya da tanıttı. Şener Bulut da Elazığ Valisi Muammer Erol’un, Belediye Başkanı Süleymen Selmanoğlu ve Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kudbettin Demirdağ’ın selamlarını iletti bu arada. Belediye Başkanı Mustafa Canlı, kültür mimarlarını Gümüşhane’de görmekten onur duyduğunu söyledikten sonra; “ Dilaver Cebeci için kapsamlı bir program yapmak hep hayalimdi. Sağ olsunlar Turan Tuğlu, Talat Ülker ve arkadaşları bizim bu hayalimizi hakikate dönüştürdüler. Kendilerine ne kadar teşekkür etsem azdır”, dedi ve ardından, “temenni ederim ki bu kültür faaliyeti devamlı ve kalıcı olur.”,diyerek sözlerini tamamladı.
Ziyaretlerin ardından Gümüşhane Atatürk parkına gittik. “Sarı sabahlara serçe uçurdum/ Mahmur yüreğine konsun deli yâr.”, diyen Gümüşhaneli şair Zülfikar Yapar Kaleli de oradaydı. Belediye Başkanı Mustafa Canlı’nın da katıldıkları bir küçük programda şairler, çaylarını yudumlarken konuk merhum Dilaver Cebeci konu Dilaver cebeci’nin şiiri idi.


Şimdilerde Süleymaniye Mahallesi olarak adlandırılan eski Gümüşhane’ye Cuma namazı için gittik. Evliya Çelebi’nin “maden-i sim “ olarak adlandırdığı gümüş madeninin çıkarıldığı bu yöre şehir merkezine dört km. uzaklıktaydı. Eski Gümüşhane, tabiat ve tarihi güzellikleri ile heyetteki herkesi büyüledi adeta. Tarihe ve kültür değerlerine sahip çıkmanın ileriki yıllarda nasıl bir övünç kaynağı olduğunu da burada ve bu vesile ile görerek, duyarak yaşadık. Dilaver Cebeci Şiir yarışması ve töreninin mimarlarından ve ilin gönüllü kültür elçisi Turan Tuğlu, Gümüşhane’nin 1925 yılında il olduğunu, daha sonra da aşağıya şimdiki yerleşiğe taşındığını söyledi. “Gümüşhane gördüğünüz gibi arazisi çok az olan bir ildir. Bir zamanlar buradan Muş’a bazı aileleri göç etmişler. Ancak, gidenler bir müddet sonra geri dönmüş. “Neden geri döndünüz?”, sorusuna “sanki gök üzerimize çökecek gibi”, demişler.” Güldük, Tuğlu’nun bu sözlerine. Sonra da düşündük ‘öyle ya gözünü açıp da gökyüzünün dağlarla tutunduğunu gören insanlar için dağsız, dayanıksız gökyüzünün altında yaşamak bir hayli zor olsa gerek’,diye.


Öğlen sonu okullara dağıldık. Doğrusunu isterseniz “Dilaver Cebeci Şiir Ödülü, Ödül Töreni ve Şiir Dinletisi Programını” hazırlayanlar güzel düşünmüşler. Aynı anda Gümüşhane’nin altı lisesinde birden program vardı. Anadolu Öğretmen Lisesi’nde Oturum başkanlığını Turan Tuğlu’nun yaptığı programa şairlerden; Günerkan Aydoğmuş, Fazıl Ahmet Bahadır, Yaşar Bayar, Mehmet Şükrü Baş ile Dilaver Cebeci’nin eşi Ayla Cebeci Hanımefendi katıldılar. AFK Anadolu Lisesi’nde oturum başkanı Mustafa Fevzi Akçay’dı. Katılımcı şairler; Bestami Yazgan, Emel Demirezen, Gazi Özcan, Mahir Gürbüz ve Dilaver Cebeci’nin kızı Aspay Cebeci Şener’di. Harşit Lisesi’nde Oturum Başkanlığını Cengiz Ergül yaptı. Buradaki programa da şairlerden; Ahmet Tevfik Ozan, Saniye Öztürk, Mahmut Hasgül, Tuncer Sönmez şair olarak katıldılar. Türk Telekom Fen Lisesi’de yapılan söyleşinin oturum başkanı Abdulkadir Avcı idi. Katılımcı şairler; Özcan Ünlü, Ozan Taşdemir, Nuray Alper Fehmi Yakut ve merhum Dilaver Cebeci’nin oğlu Çağrı Fatih Cebeci’ydi. Kız Meslek Lisesi’nde oturum başkanlığını Muammer Aksoy’un yaptığı programa şairlerden Osman Nebioğlu, Hava Köseoğlu, M. Faik Güngör, Bekir Temur katıldı. Gümüşhane Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen Dilaver Cebeci’yi anma programına da Tacettin Şimşek, Sevim Yakıcı, Hasan Özçam ve Recep Yılmaz şair olarak katıldılar. Bu okuldaki oturum başkanlığı için de beni uygun görmüşlerdi. Dilaver Cebeci’nin hayatı, sanatı, eserleri ve şiir dünyasının ele alındığı bu toplantıları katılımcı şairler düşünce ve şiirlerle süslediler.


Akşama epeyce vakit vardı. Fırsat bu fırsat dedim. Elimde bir adres 37 yıl önce allahaısmarladık deyip de ayrıldığım bir dostu, bir dost yüzü aramaya çıktım. Buldum sonunda Terzi Emsal Sunay’ı. Ne demişti üstat Dilaver Cebeci, “dediler ki vakit kılıçtır keser/ Davranıp onunla biçtim zamanı.” Cebeci merhumunu bilmem ama zaman bizi biçmişti. Bir süre bakıştık. “Ben, Hadi Önal, Elazığ’dan”, deyince gözleri güldü Emsal’in. Sarıldık biri birimize kırk yılın hasretiyle. Çaylarımızı yudumlarken zaman bizi kırk yıl öncesine götürdü. Birlikte görev yaptığım öğretmen arkadaşlarımı sordum. İhsan Bey ile Enver Bey’in vefat ettiğini söyledi Emsal. “Recai Bey burada”, dedi. Sonra da; “dur, haber vereyim de gelsin görüşün”, dedi. Öğrencilerimi sorum, şimdilerde yaşları 53 ila 56 olan. “Pek azı Köse’de; bir ikisinin telefonu var, arayayım.”


Ve 31 Mayıs 2013 gününün akşamı… Gümüşhane Atatürk Kültür Merkezi tıklım tıklımdı. Gümüşhane Valisi Dr. Yusuf Mayda, Belediye Başkanı Mustafa Canlı, merhum Doç. Dr. Dilaver Cebeci’nin eşi Ayla Cebeci, kızı Azapay Şener ve Oğlu Çağrı Fatih Cebeci, Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden hemşerimiz Yrd. Doç Dr Abdulkadir Kıyak, yanı sıra ilin gönül ve kültür dostları, şiir severler oradaydılar. Program, saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşımızın okunması ile başladı. Gecenin mimarlarından Gümüşhane Üniversitesi öğretim üyesi Talat Ülker’in açış konuşması ve enfes sunumu ile devam etti. Senaryosunun Dilaver Cebeci’nin arkadaşı Mevlut Uluğtekin Yılmaz’ın, seslendirmesinin M. Reşat Bulut’un yaptığı Fırat TV. Stüdyolarında Manas Yayıncılık ve İletişim Lisesi tarafından hazırlanan; “Dilaver Cebeci’nin hayatını, sanatını ve şiir dünyasını anlatan sinevizyon, büyük bir ilgi ve dikkatle izlendi. Program sunucusu Talat Ülker, katılımcı şairleri alfabetik sırayla kürsüye davet etti. Her biri ayrı bir güzellik taşıyan şiirler için alkışlar hiç eksik olmadı.
Sırada; “Dilaver Cebeci Şiir Ödül Töreni” vardı. Bestami Yazgan, Tacettin Şimşek, Özcan Ünlü, Ömer Faruk Beyceoğlu, Günerkan Aydoğmuş, Turan Tuğlu ve Nurullah Genç’ten oluşan jürinin değerlendirmesi sonucu “Ateş-i Aşk ve Ölüm” adlı şiiri ile Sevim Yakıcı birincilik koltuğuna oturmuştu. “Sessiz İnfilâk” aslı şiiriyle Nuray Alper ikinci, “İksir ve Cezbe” adlı şiirle Yaşar Bayar üçüncü olmuşlardı. “Cihankeş” adlı şiirle İstanbul’dan katılan öğretmeni olmakla gurur duyduğum Ozan Taşdemir, “Niye Geldiler” adlı şiirle Mahmut Nacar, “Gün Secdeye Varıyor Saçlarında” adlı şiirle Hakan İlhan Kurt mansiyona layık görülmüşlerdi. Şairler, belge ve ödülleri Gümüşhane Valisi Dr. Yusuf Mayda, Belediye Başkanı Mustafa Canlı ve Dilaver Cebeci’nin eşi Ayla Cebeci’nin ellerinden aldılar.


Gece bitmemişti. Sırada bu etkinliğin düzenleyen kuruluşlardan biri olan Herfene Dergisi’nin Harşit çayına bakan toplantı salonundaki edebi sohbet vardı. Bütün bu etkinliğin mutfağında yer alan Herfene Dergisi bu günün anısına çok kapsamlı iki de kitabın basımını gerçekleştirmişti. İlki Talat Ülker, Necati Yılmaz ve Şahin Kazancı’nın birlikte kaleme aldıkları Dilaver Cebeci’nin hayatını, sanatını ve eserlerini konu alan 296 sahifelik “Dilaver Cebeci”, adlı kitap; diğeri de yine Talat Ülker’in yayına hazırladığı “Uluslar arası Dilaver Cebeci Yarışma Şiirleri Seçkisi” adı altında Gümüşhane Belediyesi yayınları arasında çıkan yine 296 sahifelik ikinci bir kitap… Herfene Dergisinin ekibinden Turan Tuğlu, Talat Ülker, Necati Yılmaz, Şahin Kazancı, Yusuf Dolan ve Engin Doğru misafirlerini ağırlamak için olağanüstü gayret gösteriyorlardı. Bu arada unutmadan söyleyeyim Manas Gönül ve Kültür Evi’nin süvarisi, Elazığ’ımızda gerçekleşen kültür faaliyetlerinin organizatörü Şener Bulut da boş durmuyor, her zaman ve her yerde olduğu gibi yine yapılanları kalıcılaştırmak için kayıt altına alıyordu. Sohbet toplantısı gece geç saatlere kadar sürdü.
01 Haziran Cumartesi, bugünkü programa gezi ile başladık. İlk durağımız Karaca mağarası idi. Karaca mağarası hakkında bilgi veren Talat Ülker, bu mağaranın bir “damlataş mağarası” olduğunu ve Gümüşhane’ye 14km. mesafede bulunduğunu söyledi. Sarkıt ve dikitlerinin yoğunluğu ile Türkiye’de emsali olmadığını, mağaranın keçisini kaybeden bir çoban tarafından keşfedildiğini anlatan Ülker, mağaranın ikinci galerisinin de henüz açılmadığını ifade etti. Karaca mağarasının dünya harikası bir büyük değer olduğunu içerisine girince anladık. Mağara içerisinde gözlerimiz zamanın ve suyun birlikte nakışladığı harika tabloları seyrederken ciğerlerimize çektiğimiz her nefes de ömrümüze gün ilave ediyordu.


Ne demişti Dilaver Cebeci; “Gün ışığı değmeden mor perçemli dallara/ Azığım yüreğimde düştüm uzun yollara.” İşte yine yollardaydık. Bu defa yolumuzun üstünde şairin dünyaya geldiği Kelkit İlçesi vardı. Kelkit yolunda da benim 40 yıl önce görev yaptığım Köse. “ Siz Kelkit’e gidedurun, ben Köse’de biraz kalayım, programa yetişirim.” , demiştim de arkadaşlarım anlayışla karşılamışlardı sağ olsunlar. Terzi Emsal, “Köse’ye birlikte gidelim”, demişti şimdi Kelkit’e giderken birlikteydik. Eskilerden konuşuyoruz ha bire. Öğrencilerimi merak ediyorum. Şimdilerde 53-56 yaşlarında olmalılar. Bir ikisi ile telefonla görüşmüştüm. Köse’de indik araçtan Emsal’le birlikte. Kırk yıl önce adımlanan yollarda yeniden yürümek bir başka duygu veriyor insana. Hele de öğrencilerimle karşılaşmamın verdiği duygu yoğunluğunu burada kelimelere dökmem imkânsız. İlhami Taşdemir, Kenan Pala, Zeki Aygün işte üç öğrencim. Eğiliyorlar ellerime. Mani oluyorum. Sarılıyoruz, gözlerinden öpüyorum tüm öğrencilerim adına. Ve burada, Köse’de yakın zamanda Elazığ Harput Kolejinde okuttuğum bir öğrencimle karşılaşıyorum; Cemal Yılmaz. Birlikte gidiyoruz Kelkit’e. Şimdi Kelkit’teyiz. Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi mahlası ile Evliya Çelebi’yi günümüze taşıyan Dilaver Cebeci’nin doğduğu topraklarda. Baş koymuşum Türkiye’min yoluna/Düzlüğüne, yokuşuna ölürüm./Asırlardır kır atımı suladım/ ırmağının akışına ölürüm.”, diyen o vatan yürekli şairin doğduğu topraklarda. Fazıl Ahmet Bahadır’ın da ifade ettiği gibi Türk şiirinin kutup yıldızlarından Dilaver Cebeci’nin dünyaya geldiği topraklarda…
“O yeminsiz batılı güneş aldı götürdü beni
Ne orada ne burada kalmadı artık yerim
Varolsun şiirin vefalı kanatları
Yoksa ne sen gelebilirsin Kiraz Bibi
Ne ben gelebilirim”, diyen koca şairin kim bilir Kiraz bibisi ile birlikte kaç kez rüyalarına giren Kelkit çayının hemen kıyısındayız. Bu zaman dilimi de doyumsuz şiir lezzetindeki konuşmalar ve şiirlerle süsleniyor.
Ve son gece… Kelkit Belediyesi Kültür salonundayız. Salon, Cebeci şiir dostları ve Dilaver Cebeci’nin köylüleri ile dopdolu Kelkit Kaymakamı Ozan Gazel, Belediye başkan vekili, Gümüşhane Belediye Başkanı oradalar. Kürsüde Talat Ülker, usta şair, büyük mütefekkir Dilaver Cebeci’yi anlatıyor ve her Gümüşhanelinin onu tanımasını istiyor.

Saygı duruşu, İstiklal Marşı… Ardından alfabetik sıraya göre şairler çıkıyorlar bir bir kürsüye. En güzel şiirlerini Dilaver Cebeci için okuyorlar. Alkışların ardı arkası kesilmiyor. Alkışlar, “Başımı kaldırıp baksam göklere/ düşer hayretlere donar gözlerim./ Yoğun mavilikte bir kapı arar/Ürperir kendine döner gözlerim.” , diyen koca şair Dilaver Cebeci için. Alkışlar; değerlerine sahip çıkan ve onları yaşatmak için gayret gösteren kültür ve gönül dostları için. Alkışlar, güzellikleri alkışları ile kutsayanlar için.
Allah, hepsinden razı olsun.

 
İletişim E-Posta: sonnokta23com@gmail.com - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

GÜNOĞLULUK VE GÜNOĞULLARI
KUR’AN VE ORUÇ AYI
ANNE
DUA KALBİN AYNASIDIR
EVET Mİ HAYIR MI
KERKÜK’TEN GELİYORUM
HÂLET EFENDİ
SOYTARILARA ŞİDDETLE İHTİYAÇ VAR
SENELER AH SENELER
23. ULUSLAR ARASI HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI
YEMEN TÜRKÜSÜ
MUTLU MUSUNUZ ONLARLA OLMAKTAN? MUTLU MUSUNUZ ONLARDAN VE OLANLARDAN?
ÖĞRETMEN VE ÖĞRETMENLER GÜNÜ
BEN ÖĞRETMENİM
ELAZIĞ’I İSTANBUL’DA YAŞAMAK
KANDIRIK YALAMASI
TOPRAK, TOPRAĞIN ALTI VE ÖTESİ
ALLAH’IN TOKADI(II)
YALANLA KİNLE PARMAKLA OYLA TARİH YAZILMAZ
ELAZIĞ’A YAPILAN HİZMETLERİ İNKÂR, NANKÖRLÜK; GÖRMEMEK KÖRLÜKTÜR
MERHABA ŞİİRE SÖZE MERHABA
MERHABA HAZAR MERHABA AY YILDIZLI BAYRAK MERHABA ARİF NİHAT ASYA
ELAZIĞ MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ VE HAKSIZLIĞIN RESMİ
ALLAH İÇİN… ALLAH ADINA…
DERSHANELER KAPANIR MI?
KADİR GECESİ
OY ANAM OY!
DÜN DÜNDÜ; BU GÜN BUGÜN DE, YA YARIN!
21. ULUSLAR ARASI HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI’NIN ARDINDAN
ELAZIĞ’DAN GÜMÜŞHANE’YE
ÖLÜMÜNÜN 5. YILINDA DİLAVER CEBECİ
İMRALI-ANKARA- KAN-DİL ATEŞKES ANTLAŞMASI
GÜL MUHAMMED
VELEDE BAK YAHU! GİT ZIBAR YAT; UYU, UYU!
ELAZIĞ, BİR SEVDALISINI DAHA KAYBETTİ
KİM BU TUNCAY GÜNEY?
Diğer Yazarlar

Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstiklalimiz Merkezinde BİZ!
TOPLUMUN CAN DAMARI KOMŞULUK
TFRS HAYAL OLDU, TDHP’NA DEVAM
ELAZIĞ’DAN MEKTUP VAR – 2
HARPUT DÜNYA MİRAS LİSTESİNE TAŞINIYOR
GÜNOĞLULUK VE GÜNOĞULLARI
El-Aziz'e Özlem
BENİM BABAM ÖLDÜ MÜ?
OYUN BOZAN MALATYA..!
Yazarlar
Hadi Önal
GÜNOĞLULUK VE GÜNOĞULLARI
Davranışlarını genel ahlak kurallarına göre d...
Metin AKGÜN
Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstiklalimiz Merkezinde BİZ!
Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstik...
Nevzat ÜLGER
HARPUT DÜNYA MİRAS LİSTESİNE TAŞINIYOR
Elazığ ilinde bulunan kültür varlıkları ...
Ali Kaya
BENİM BABAM ÖLDÜ MÜ?
  Benim babam öldü mü?...&nbs...
Yrd.Doç.Dr.Kadri Kulualp
OYUN BOZAN MALATYA..!
Derbilerin bir klişesi vardır. “Orta sa...
Doç.Dr.Murat BOYDAK
ELAZIĞ’DAN MEKTUP VAR – 2
Sabah canım hep çay çeker, bu şehrin...
Bilal CİVELEK
TOPLUMUN CAN DAMARI KOMŞULUK
Ne zaman kat kat daireler yapıldı, komşuluk bozulm...
Alpaslan Arite (Yeminli Mali Müşavir)
TFRS HAYAL OLDU, TDHP’NA DEVAM
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartla...
Fatma Bayram
El-Aziz'e Özlem
Kayseri’den kuzenim geldi. İlk kez Elazığ&rs...
Hava Durumu ( Elazığ )
Bugün
12°°C - 30°°C
Cumartesi
12°°C - 31°°C
Pazar
14°°C - 34°°C
Pazartesi
15°°C - 35°°C
Namaz Vakitleri ( Elazığ )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
02:5904:5212:3216:2520:0021:43

23 Haziran 2017 Cuma
Günün Sözü
Musibetin sevabına talip olmaklığın, musibeti çekmekte iken de varsa, zahidsin.
(Hz. Muhammed)
Tarihte Bugün
656 - Hazreti Ali (k.v.) 'nin halife seçilmesi.
1565 - Turgut Reis'in şehadeti.
Arşiv Arama
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Sayfa 1
Sayfa 2
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(186 Online) 1,83ms