Bugün - 26 Haziran 2017 Pazartesi
Elazığ 37°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Sayfa 1
Sayfa 2
Yeni Üye
Gündem Spor Eğitim Sağlık Kültür-Sanat Ekonomi İlçe-Belde Haberleri Asayiş Ülke Gündemi 3. Sayfa 
Yazar Detayları

Ali Kaya

Ali Kaya - KEŞKE, “KEŞKE“LERİMİZ OLMASAYDI

KEŞKE, “KEŞKE“LERİMİZ OLMASAYDI
Yazı Tarihi: 01 Mayıs 2013 Çarşamba

Elazığ birbiri ardına gelen trafik kazası haberleriyle başladı yeni haftaya. Biliyorum haberleri takip ettiniz. Hatta şu an bile açıp okuyabilirsiniz ayrıntılarıyla. Ama ben üç kazayı da özetlemek istiyorum bir kez daha. Ve birilerinin dikkatini, bir yerlere çekmeye çalışıyorum.

29 Nisan Pazartesi. Saat 23.30 suları. Orman Bölge Müdürlüğü önünde direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücünün, otomobili ile yaya kaldırımına çıkıp otobüs durağını tuz-buz ettiğine şahit olduk. Kaldırımda yürüyen bir genç son anda kaçıp canını kurtarıyor. Durakta bekleyen kimsenin olmaması ise büyük şans. Araçtaki iki genç yaralı. Ama neyse ki durumlarının iyi. “Ucuz atlatmışlar” diyerek evin yolunu tutuyorum. Ha bir de kendi kendime söyleniyorum; “Ah be kardeşim niye bu kadar hız yaparsınız ki?”

Daha Orman Bölge Müdürlüğü önündeki kazanın kritiğini yaparken bu kez Çaydaçıra Kavşağı’nda kaza olduğu haberiyle fırlıyorum evden. Saat gece 02.00. Abdullahpaşa’dan Şehir Merkezine doğru giden, pardon uçan araç kontrolden çıkıp, sinyalizasyon direğini deviriyor. 40-50 metre sürüklenip ancak durabiliyor. Sonuç; 2 yaralı daha…

Ve 30 Nisan Salı. Yer bu kez Vali Konağı önü. Kaza yerine gittiğimde ortalık savaş alanı gibi. Kaldırımlar, yeşil alanlar, asfalt boydan boya aracın parçalarıyla dolu. Çimenlerin üzerinden sanki tank geçmiş. Yerinden sökülmüş ağaçlar, üç kat olmuş radar uyarı levhası, çarpmanın etkisiyle yıkılmaya yüz tutmuş mobese direği.

“Aşırı hız” dememe gerek yok sanırım.

Sonuç; daha 19 yaşında bir genç trafik terörünün kurbanı, araçtaki üç kişi ise ağır yaralı. Basın görevlisi arkadaşlarla, kamuoyuna haber vermek adına, bilgi toplamaya çalışırken bir yandan kendi kendimize kızıyoruz. Hayatının daha baharına bile ermeden can vermiş bir çocuk var gözümüzün önünde. Bir yandan da olayı duyan kazazede yakınlarının feryatları yankılanıyor kulaklarımızda. Bir an geliyor “lanet olsun” diyoruz. “İnsanlar acılarıyla boğuşuyor. Biz haber yapma derdindeyiz.” Ama yine birbirimizi teselli eden de bizler oluyoruz; “İşimiz bu…”

Gelelim kimin dikkatini, nereye çekmeye çalıştığıma.

24 Saat içinde, aynı yolda üç farklı trafik kazası. Üçünün de nedeni aşırı hız. Hiçbir sürücüye ahkâm kesip “aman hız yapmayın. Aşırı hız ölüm getirir.” Gibi sözler edecek değilim. Her sürücü bilir zaten bunları.

Ama Allah aşkına yetkililerin bu konuda alacağı hiç mi önlem yok? “Artık yollar kaymak gibi, araçlarda lüks. Vatandaş yolu boş görünce basıyor gaza.” Demekle bitiyor mu her şey? Trafik güvenliğini sağlamak şehir merkezinde yanlış park etmiş araçlara ceza yazmak mıdır sadece? Ya da hız sınırını aşan araçları tespit etmek için ara sıra radar kontrolü yapmak mı?

Dikkat edin özellikle aşırı hız kaynaklı kazalar çoğunlukla gece geç saatlerde meydana geliyor. Çünkü o saatlerde etrafta ceza yazacak polis bulunmadığını çok iyi biliyor hız meraklıları.

Hani diyorum; keşke teknoloji biraz daha ilerlemiş olsa, Zübeyde Hanım Caddesi boyunca, Çaydaçıra Kavşağı’na kadar birkaç noktaya otomatik hız tespit eden, plakayı okuyan cihazlar yerleştirmek mümkün olsa. O cihazlar hangi saatte olursa olsun hız yapanları tespit etse. Etrafta in-cin top oynarken dahi, hız limitini aştığında evine trafik cezası geleceğini bile bile kaç sürücü hız yapar acaba?

Dedim ya keşke teknolojimiz bu kadar ilerlemiş olsa. Dünya’nın bilmem kaçıncı BÜYÜK ekonomisine sahibiz ya; keşke teknolojimiz de biraz büyük olsa.

“Bu teknoloji zaten var. Buna benzer cihazlar zaten yıllardır ülkemizde kullanılıyor. Üstelik öyle uzay teknolojisi falan da değil. Çok basit bir sistem.” Dediğinizi duyar gibiyim.

Bilmez miyim? Biliyorum elbette. Yıllardır otoyol-köprü giriş çıkışlarında ücret ödemeden geçen araçları bir bir tespit edip sahiplerine ceza tutanağı gönderildiğini bilmez olur muyum? Ama tabi ki otoyollardan, köprülerden beleş geçersek, o BÜYÜÜÜÜK ekonomimiz zarar görür. Maazallah sonra bir “Ü” eksik kalır. Cihazlar otoyollara şart. Sonuçta büyük bir gelir kapısı.
Ya insan hayatı?

Keşke insan hayatına verilen değer de avutulduğumuz BÜYÜK sözler kadar büyük olsaydı.

Keşke, keşkeler hiç olmasaydı. Söylemeye bir kez başlayınca ardı geliyor.
Ama son kez söylemeliyim, noktalı yerleri içinizden geldiği gibi sizler doldurun.

KEŞKE…………………………………………………………………………………………………

 
İletişim E-Posta: sonnokta23com@gmail.com - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

İsrafil Yıldırım()
kemal bey çok doğru söylüyor.alt geçit çok anormal. elazığ alt geçidi yüzüne gözüne bulaştırdı.tabi elazığ kendi başına yaptı ya alt geçidi. ulaştırma bakanı gelip şaşalı temel atma töreni düzenlemedi. projeyi AKP hükümeti onaylamadı. Kim yaptı bu alt geçidi kemal bey yoksa iktirda AKP değil de başka bir parti var da bizim mi haberimiz yok
Gönderilen Tarih - 15 Haziran 2013 Cumartesi (01:55)  
kemal tasalı()
Evet Ali bey gerçekten çok haklı bu kazaların baş sorumluları. Ali Babacan ve Tayyip ERDOĞAN'dır. Çünkü Bu alt geçidin yapılması için ödenek ayrıldı yollar kaymak gibi yapıldı . Evet evet bu yapılan yollar stablize kasisli yollar olsaydı kazalar olmazdı...!!!! Hatta bu kazaların sorumlusu AKP hükümetinin de derhal yıkılması gerekir. El insafff. Biraz sağduyu Doğru eleştiri sonuç verir Büyük ekonomiyle dalga geçeceğinize elazığın yüzüne gözüne bulaştırdığı şu alt geçidi bir ele alın hataları irdeleyin. Bu kadar anormal bir alt geçid yapan varmı Türkiye de Dünyada
Gönderilen Tarih - 05 Haziran 2013 Çarşamba (17:03)  
Elazığ Karabela()
Ahmet kardeş..bu önlemi almayan kim? Şehri yöneten idareciler kimler var vali, belediye başkanı,emniyet müdürü,v.b. Bunların başında vali ne yapıyor? Gidip cami,mescid açıyor ve hizmet yaptığını zannediyor.Siyasi otoriteye şirin gözükmek için her türlü yandaş hareket sayın valide. Sonra Da çıkıp diyor ki “Elazığ'dan kaçan kurtulur“. Kendi konağının önünde oldu bu kazalardan birisi.Eğer hep insanlar suçluysa o zaman kimse araba kullanmasın kardeş! Tedbiri alacaklar gerekirse cezayı basacaklar.Öyle “durmak yok yola devam“ demekle olmuyor..
Gönderilen Tarih - 06 Mayıs 2013 Pazartesi (19:27)  
ahmet AKP()
keşke biraz objektif olsanız. kazalarıda getirip AK Partiye bağlamışsın ya Ali Bey tebrik ederim. milletin hız yapmasına yetkililer ne yapsın...
Gönderilen Tarih - 02 Mayıs 2013 Perşembe (00:23)  
Mehmet Sait Örnek()
Keşke gençlerimiz biraz bilinçlense, keşke aileler cebine para altına araba vermekle görevlerini yaptığını zannetmese. Keşke Büyüüük ekonomi konusunda büyyüüük yalanlar söyleyenler elazığı bu kadar sahipsiz bırakmasa
Gönderilen Tarih - 02 Mayıs 2013 Perşembe (00:23)  
vasfi bağcı()
çok güzel yazdıklarınız ama sizde insanlar ölmeden değinseniz bu konulara sabit radar uygulaması için elazığ belediyesine dilekçe verdim cvp bile alamadım
Gönderilen Tarih - 01 Mayıs 2013 Çarşamba (00:22)  

Diğer Yazıları

BENİM BABAM ÖLDÜ MÜ?
BU KADAR MI RUHSUZLAŞTIK
ALIŞMIŞ KUDURMUŞTAN BETERDİR
SAVAŞA GİDİYORUZ. HAYDİ YA ALLAH…
HER GÜNÜMÜZ DEJAVU
Tebrikler Rektör Bey...
YA O DUYDUĞUM HIŞIRTI NEYDİ?...
İlçelerin KURTULMUŞ'u
İTİRAF EDİYORUM; MALATYA’YI ÇOK KISKANIYORUM
ENGELLEMEYE ÇALIŞANLAR; UTANIN…!
OHH BE... ELAZIĞ NEFES ALACAK
BİRİ BÜYÜKŞEHİR Mİ DEDİ? SAKIN HA! KISKANMAYIN MALATYA'YI
KEŞKE, “KEŞKE“LERİMİZ OLMASAYDI
8 MART’TAN KALAN ACI…
BU GÖRÜŞÜN NERESİ “MİLLİ”
AMCA ÇOK SİNİRLİ !
“GÖLGE” HASTANESİ OLMASIN
YÜREKLERDEKİ DEPREM
YETER ARTIK YETER
ORTADOĞU "BOP" ÇUKURUNDA
Elazığ’a “Bakan” İstemiyoruz
Diğer Yazarlar

Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstiklalimiz Merkezinde BİZ!
TOPLUMUN CAN DAMARI KOMŞULUK
TFRS HAYAL OLDU, TDHP’NA DEVAM
ELAZIĞ’DAN MEKTUP VAR – 2
HARPUT DÜNYA MİRAS LİSTESİNE TAŞINIYOR
GÜNOĞLULUK VE GÜNOĞULLARI
El-Aziz'e Özlem
BENİM BABAM ÖLDÜ MÜ?
OYUN BOZAN MALATYA..!
Yazarlar
Hadi Önal
GÜNOĞLULUK VE GÜNOĞULLARI
Davranışlarını genel ahlak kurallarına göre d...
Metin AKGÜN
Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstiklalimiz Merkezinde BİZ!
Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstik...
Nevzat ÜLGER
HARPUT DÜNYA MİRAS LİSTESİNE TAŞINIYOR
Elazığ ilinde bulunan kültür varlıkları ...
Ali Kaya
BENİM BABAM ÖLDÜ MÜ?
  Benim babam öldü mü?...&nbs...
Yrd.Doç.Dr.Kadri Kulualp
OYUN BOZAN MALATYA..!
Derbilerin bir klişesi vardır. “Orta sa...
Doç.Dr.Murat BOYDAK
ELAZIĞ’DAN MEKTUP VAR – 2
Sabah canım hep çay çeker, bu şehrin...
Bilal CİVELEK
TOPLUMUN CAN DAMARI KOMŞULUK
Ne zaman kat kat daireler yapıldı, komşuluk bozulm...
Alpaslan Arite (Yeminli Mali Müşavir)
TFRS HAYAL OLDU, TDHP’NA DEVAM
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartla...
Fatma Bayram
El-Aziz'e Özlem
Kayseri’den kuzenim geldi. İlk kez Elazığ&rs...
Hava Durumu ( Elazığ )
Bugün
16°°C - 37°°C
Salı
20°°C - 39°°C
Çarşamba
21°°C - 40°°C
Perşembe
20°°C - 39°°C
Namaz Vakitleri ( Elazığ )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:0004:5312:3316:2620:0121:43

26 Haziran 2017 Pazartesi
Günün Sözü
Ne kadar zengin olsan, ancak yiyebildiğin kadar yersin?
(Mevlana)
Tarihte Bugün
1945 - Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'e katılışı.
1924 - Yaprak aşısının bulunması.
2006 - Uyuşturucu ile mücadele günü.
Arşiv Arama
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Sayfa 1
Sayfa 2
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(173 Online) 1,11ms