Bugün - 25 Haziran 2017 Pazar
Elazığ 35°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Sayfa 1
Sayfa 2
Yeni Üye
Gündem Spor Eğitim Sağlık Kültür-Sanat Ekonomi İlçe-Belde Haberleri Asayiş Ülke Gündemi 3. Sayfa 
Yazar Detayları

Nevzat ÜLGER

Nevzat ÜLGER - TÜKETİM HASTALIĞI

TÜKETİM HASTALIĞI
Yazı Tarihi: 19 Mart 2013 Salı

İnsanların ihtiyaçlarını doğrudan doğruya tatmin etmek için, iktisadi mal ve hizmetlerin elde edilerek kullanılmasına tüketim denir.

Dengede tutulması gereken unsurlardan biridir tüketim.

Tüketimin, hem iktisadi büyümeyi devam ettirmeye yetecek oranda olması, hem de yatırım yapılmasına imkân verecek bir tasarruf bakiyesini sağlayacak seviyede seyretmesi idealdir ve gerekçesi de açıktır.

Aslında sosyal ve iktisadi dengeleri bozan unsurların başında tüketimin artışı gelir. Bu artış fıtri ihtiyaçların karşılanması ile ilgili bir artış olmayıp, sonsuz ihtiyaçlar denilen “hazcılığa” dayalı suni ihtiyaçların karşılanmasına yönelik bir artıştır. Böyle bir artış türünün oluşması için modern ekonomilerde reklam vasıtaları kullanılarak israf ve kötüye kullanım hevesleri tahrik edilmektedir. Bu yolla insan, hep daha fazlasını isteyip, elindekilerle yetinmeyecek, kendini tatmin olunmaz bir susuzluk içinde bulacaktır. Hayat doğumla başlayıp, ölümle biten bir süre için düşünülecek ve mezardan sonrası insan zihninden ya tamamen silinecek veya siluet haline gelecektir. Yani böyle bir hayat üretimden ziyade tüketime endeksli hale gelecektir. Ve nihayet onun meselesi ihtiyaçlar için üretim değil, “hazcı” bir anlayışla tüketimin niteliğine ve niceliğine kilitlenecektir. Esasen hazcılık, daha çok endüstri devrimi ile ortaya çıkan, sosyal değişimin genel problemlerini oluşturan bir sapmadır.

Türkçeye “zenginlik ve refah gribi” diye çevrilen İngilizce adı “affulenza” olan salgın bir hastalık var günümüzde. Rastgele kredi kartı kullanmak, moda, yeni nesil otomobiller, her sezona göre kıyafetler, orijinal ev eşyaları, alışveriş merkezleri, televizyonlar, gazeteler ve reklamlar hep bu gribin yayıcılarıdır. En önemli ve etkili bulaşma yolu eş-dost meclisleridir. Buna yeni moda tabirle mahalle baskısı da diyebiliriz. Hastalık aslında psikolojik. Modern zamanların insanlarının yakalandığı “tüketerek mutlu olma” hastalığı. Hastalık daha sonraki dönemlerde ortaya çıkacak olan depresyonun, mutsuzluğun, panik atağın, boşanmaların ve belki intiharların habercisi. “Zenginlik ve refah gribi” son olarak ABD’de patlak veren finansal krizde kendini belli etti. Lüks ev sahibi olmak isteyen insanların iştahını kabartan bankalar, kredilerin geri dönmemesi üzerine iflaslarını ilan ederken, kriz büyüyerek yer kürenin tamamına yakınında şöyle ya da böyle mali krizler meydana getirdi. Bu hastalıkta insanlar, kazandıklarından çok harcıyorlar ve normalde kavuşamayacakları şeyleri talep ediyorlar. Sonuçta da ekonomi, borç sarmalının altına girerken, kaynaksız bunca tüketimi kaldıramayan ülkeler de bu bataklıkta boğuluyor.

2+1 evler yetmez, 3+1 olsun. O da yetmez 4+1 olsun, o da yetmez 5+1 olsun. Hadi metrekare olarak 250 metre kare ve daha yukarısı olsun derken, bu eve göre otomobil, bu eve göre mobilya ve eşya, bu eve göre giyecek ve yiyecek olsun düşüncesi ve yaşayışı, sonunda da arzu edilmeyen neticeler meydana getiriyor. Helal kazançla, alın teriyle elde edilmiş kazançla pekâlâ mutlu olabilecek bireyler, bu “tüketim hastalığına” yakalanınca, hem meşruiyet sınırlarını, hem de mutluluklarını kaybediyorlar.
Hâlbuki İslami anlayışta olan hiç kimse kendisini, ister zengin, ister fakir olsun, toplumdan ayrı, diğer kesimlere karşı ilgisiz göremez.

Günümüzde yaşanan dünya iktisadi krizinin sebeplerinden biri de para ile ilgili spekülatif işlemlerdir. Olmayan para harcanmaktadır. Kredi kartları karşılıksız para basmaktadır. Hâlbuki karşılıksız paranın yalnız fiyat dengesini bozmakla kalmayıp, insanların fıtratlarını ve ahlaklarını da bozduğu artık her kesim tarafından kabul edilmektedir. Kaldı ki faiz de karşılıksız para demektir. Borçlu yaşama düzeni dengesizliktir. Kredi alan kişi henüz üretmediği malı tüketmektedir.

İnsanın bu problemli bakıştan ve yaşayıştan kurtarılması yalnız İslam iktisadını ilgilendirir. Çünkü bu durum insanın hem bu dünyası ile hem de ahiretiyle ilgilidir. Diğer iktisat nazariyelerinin öte dünya ile ilgili endişeleri yok denecek kadar azdır. Zaten iktisadi problemlerin düğümü de burasıdır ve bu problem çözüldüğü an, insan asli mecrasına dönüş yapacaktır.

 
İletişim E-Posta: nevzatulger@gmail.com - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

okan deveci()
bu haklı yoruma hakaret yazmak icin ileri demokrasi dedigimiz anti demokratik bir bilince sahip olmak gerekir...e mailin gizli tutulmasına da gerek yok..konuları busekilde ciddiyetle ele almanız ve yeni dunya duzenine bu acıdan bakabilmek saygıdeger bir bakıs acısı..konuya gelince siyaseten ve bilimsel acıdan da insani degerleri koruyabilmek icin temel yasam degerleri dısındaki tum artı degerlerin ancak insanlıgın onarımında kullanılması ve bunun kollektif bilincinin topluma ahlaki bir idealizmle verilmesi de gerekir..egitim uretkenligi ve buna dayalı varolusculugu verebilmelidir insana.insanın insana kullugu ancak boyle asılabılır. enternasyonel finansal kapitalizme karsı durabilecek rejimler gerekir..bu da uretim gucuyle olabilir ancak..tabii kulturel ve dini ahlaki butunlukle saglamlastırılmalı rejim.insanların farklılıklarını topuleyerek yeni bir burjuvaziyi azdırarak bizden olanı ne pahasına olursa olsun kutsayıp baskalarını otekilestirerek bunu yapamazsınız..bu parcalanma ve kolelesmedir..turkiye nin onundeki tehlike...
Gönderilen Tarih - 27 Temmuz 2013 Cumartesi (09:01)  

Diğer Yazıları

HARPUT DÜNYA MİRAS LİSTESİNE TAŞINIYOR
ERDOĞAN; GÜL VE AK PARTİ’NİN GELECEĞİ
BELEDİYE BAŞKANI MÜJDELER VERİYOR
SON SEÇİMİN BELİRLEYİCİLERİ
MARMARAY BİR RÖVANŞTIR
YENİ VALİMİZ VE KALKINMA
BİZİM ŞEHRİN DİVANELERİ
12 MART MUHTIRASI
TÜKETİM HASTALIĞI
Diğer Yazarlar

Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstiklalimiz Merkezinde BİZ!
TOPLUMUN CAN DAMARI KOMŞULUK
TFRS HAYAL OLDU, TDHP’NA DEVAM
ELAZIĞ’DAN MEKTUP VAR – 2
HARPUT DÜNYA MİRAS LİSTESİNE TAŞINIYOR
GÜNOĞLULUK VE GÜNOĞULLARI
El-Aziz'e Özlem
BENİM BABAM ÖLDÜ MÜ?
OYUN BOZAN MALATYA..!
Yazarlar
Hadi Önal
GÜNOĞLULUK VE GÜNOĞULLARI
Davranışlarını genel ahlak kurallarına göre d...
Metin AKGÜN
Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstiklalimiz Merkezinde BİZ!
Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstik...
Nevzat ÜLGER
HARPUT DÜNYA MİRAS LİSTESİNE TAŞINIYOR
Elazığ ilinde bulunan kültür varlıkları ...
Ali Kaya
BENİM BABAM ÖLDÜ MÜ?
  Benim babam öldü mü?...&nbs...
Yrd.Doç.Dr.Kadri Kulualp
OYUN BOZAN MALATYA..!
Derbilerin bir klişesi vardır. “Orta sa...
Doç.Dr.Murat BOYDAK
ELAZIĞ’DAN MEKTUP VAR – 2
Sabah canım hep çay çeker, bu şehrin...
Bilal CİVELEK
TOPLUMUN CAN DAMARI KOMŞULUK
Ne zaman kat kat daireler yapıldı, komşuluk bozulm...
Alpaslan Arite (Yeminli Mali Müşavir)
TFRS HAYAL OLDU, TDHP’NA DEVAM
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartla...
Fatma Bayram
El-Aziz'e Özlem
Kayseri’den kuzenim geldi. İlk kez Elazığ&rs...
Hava Durumu ( Elazığ )
Bugün
14°°C - 35°°C
Pazartesi
15°°C - 37°°C
Salı
19°°C - 39°°C
Çarşamba
20°°C - 39°°C
Namaz Vakitleri ( Elazığ )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:0004:5312:3316:2620:0021:43

25 Haziran 2017 Pazar
Günün Sözü
"Gülen nar, bağı bahceyi de güldürür;
()
Tarihte Bugün
1861 - Sultan Abdulmecid'in vefatı, Sultan Abdulaziz'in tahta çıkışı.
1950 - Kore Savaşı'nın başlaması.
Arşiv Arama
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Sayfa 1
Sayfa 2
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(346 Online) 0,67ms